Rumeysa Ataş

Kuyruklu Yıldız kısa bir süreliğine E-Bülten üyeleri için ücretsiz.. Aşağıdaki formu doldurarak E-Bültenimize üye olabilirsiniz..

Kuyruklu YıldızMesleğime yeni başladığım yıllardı. Arabamla çok önemli bir toplantıdan dönüyordum. Fırtınalı bir hava vardı dışarda ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Sileceklerimi son hızda çalıştırıyor olmama rağmen önümü zorlukla görebiliyordum. Hep o çok korktuğum keskin virajı tam almıştım ki birdenbire önüme atladı. Ne olduğunu anlayamadım. Eğer frene tam zamanında basmamış olsaydım muhtemelen onu ezecektim. Camı açtım. Başını içeri uzattı. Korkunç görünüyordu. Üstü başı sırılsıklam ve kan içindeydi. Onu görünce ister istemez ürperdim. Yüzü tamamen kanla kaplanmıştı. Konuşmakta zorlanıyordu. Bir an yere yığılacak zannettim. Titriyordu… (Araba Kazası)

***

Üç katlı koskoca köşk birkaç saat içinde yıkılıvermişti. Gündüz ve gece boyunca vıraklamaları duyulan kurbağalardan ve birkaç yeşil ve yaşlı çam ağacından başka eski köşkten geriye hiçbir şey kalmamıştı. Köşkün yıkıntıları orada hala öylece duruyordu. Şehrin merkezinde kurbağalar nereden çıkmıştı peki? Civar halkı buna hiçbir anlam veremiyordu. Karakurbağası olduklarını söyleyenler vardı; bazıları ise yaşlı ağaçların diplerinin ve çimenlerin bakımsızlıktan bataklığa dönüştüğünü ve kurbağaların bu bataklıkta ürediklerini söylüyorlardı. Her ne sebeple olursa olsun şehrin merkezinde duymaya alışık olmadıkları bu doğal ve eğlenceli sesleri duymak, şikâyet etmekten her daim hoşlanan bazılarına şikâyet edebilmeleri için yeni bir vesile vermiş olmakla birlikte diğer pek çoğunun da hoşuna gitmişti. Köşk ayaktayken hiç duyulmayan bu kurbağa vıraklamalarını bazıları hususi olarak dinler olmuşlardı. (Eski Köşk)

***

Ve daha fazlası...

* gerekli olduğunu gösterir
Email Marketing Powered by MailChimp